Unsere Mütter Unsere Vater Tanıtım

2. Dünya Savaşı’nı ucuz Amerikan kahramanlık öyküleri ve ağır yahudi katliam dramaları ağırlıkta olmak suretiyle her defasında belli bir yönden izlemek muhabereın gerçek yüzünü gölgeliyordu. Sektöre hakim olan Hollywood’un bu türsine yüksek bütçe gerektiren politik yapımlarda doğrultusızlık ilnetden basitçe taviz vermesini de yadsımamak gerek.

Tek yönden yayınlanılagelen 2.Dünya Savaşı yayınlarını tüketmişken, son derece yüksek bütçesi , Hollywood nazarında bile ses getirecek çekim yöntemleri ve oyunculuğuyla, kaygövdelerin gözünden yeni bir drama yayınlandı: Unsere mütter unsere väter , Türkçe ismiyle ” Annelerimiz , babalarımız. ”

Durdurulamaz olarak görülen Alman ordusu Wehrmacht, Moskova’ya 500 km mesafede. Bütün Almanya zaferden emin. Savaşın kaybolaceğine dair birçok söylemin sahibi, propaganda suçlamasıyla fişleniyor. Her evden 17sine girmiş Alman gençleri muhabere için Kuzey Afrika’ya, Sovyetlere, Balkanlara, Avrupa’ya, kısaca bütün dünyaya yasenemış halde. ABD muhaberea girmeden evvel daha çok cephe açılmaması için Sovyetleri mısra getirmek isteyen Adolf Hitler , Bergkhof’taki dinlenme evinde net netice bekliyor. Stratejik sorunları nedeniyle evvel Stalingrad’ı sonra da tarihin en büyük tank muhabereına sahne olan Kursk Savaşını kaygövde Adolf Hitler, önlenemez geri çekilmenin inanılmaz yıkımları ardından en büyük kötülüğü gerçekten yahudilere veya Avrupa halkına değil, kendi halkına yapmıştı.

Serinin yazarı Stefan Kolditz’in 8 yıl üstünde çalıştığı mini dizi, 2.Dünya Savaşı Doğu cephesinde devam ediyoryken ömürleri perişan olan 5 Alman gencinin öyküsünü anlatıyor. Yahudi zulmü ve Nazi faşizmi üstünden kendi özeleştirisini layıkıyla yapar iken, benzerlerinin aksine inanılmaz kahramanlık öykülerine yer verilmemiş. Kaygövde doğrultu olmanın getirdiği ağır mesulluğun kabul edilmesinin beraberinde, Alman halkının da Nazi ideolojisi yüzünden nasıl bir yıkıma gdolayıldüğü olanca çıplaklığıyla anlatılmış. Unsere mütter unsere väter , devresinin Nazi ideolojisi her sokağa, her eve girmişken ömürleri buna göre biçimlenen milyonlarca Alman’ın devasizliğinin , öfnetin ufak bir kesiti gerçekten. Yaşamını kaygövde milyonlarca masum insanın beraberinde ”Bizim de annelerimiz babalarımız yok yere öldü, minimumherkes kadar biz de acı çektik” diyen Almanların dramatik haykırışı.

Serinin çekimleri bitirildiğinde yönetmen Philipp Kadelbach’in elinde 150 saatin üstünde gereç vardı. 5 saatlik bir mini seriye dönüştürebilmek için 1 sene süresince uğraşılmış. Kadelbach , ”izleyiciye ucuz acındırma edebiyatı izletmemek ve dürüst olmak ilk amacımizdi” diye mühim bir açıklama da yapmış. Yüksek bütçeli bir yapım olması nedeniyle, muhabere sahneleri benzer Hollywood yapımları kadar çarpıcı. Oyuncular, Wehrmacht’ın muhabere prosesinde ilerleyen hadiseler karşısındaki tavrını, muhabereın insanı nasıl değiştirebildiğini, devasizliği ve tükenmişliği kusursuz bir biçimde yansıtmışlar. Soundtrackler ve sahnelerdeki müzik tüketimi , tarihsel gerçekliği ışığında esasen belli bir çarpıcıliği olan seriyi daha da çarpıcı kılmış.

2.Dünya Savaşında kazanan doğrultu olan ABD yıllardir bıkmadan usanmadan propagandasını yürütüyor. Ne yazık ki kazananın haklı gözüktüğü muhabere ardından Pearl Harbor , Stalingrad, Auschwitz üstüne düzinelerce film çekilmiş, Alman mezalimi bütün dünyaya her bir ayrıntıyıyla anlatılmışken ; ABD,İngiliz, Rus hükümetinin ve askerlerinin uygulamış bulunduğu zulüm yeteri kadar resmedilmiyor. Savaş ardından Berlin’de ve bütün Almanya’da sivil halka tecavüz eden Ruslar, Japonya’da genetik tesiri hala devam eden atom bombası dehşetine nedeniyet veren Amerikanlar, Polonya’yı işgal ettiğinde on binlerce askerin infaz emrini veren Stalin, Almanya’nın muhabereı kaybettiği netleşmek üzereyken hiçbir stratejik ehemmiyeti olmamasına karşın Dresden’de binlerce insanı yangın bombalarıyla katleden Winston Churchill. ‘Bütün bu zulme neden olanların da Auschwitz mağdurları gibi unutulmaması, doğrultusız ve duyarlı bir vicdanın mesulluğu olsa gerek.

Bir cevap yazın