Plebs | Tanıtım

Sizler de senelerdır izlediğimiz; şan, şöhret, muhabere, kan ve tutku ile bezeli Roma’nın yalnızca şunlardan ibaret bulunduğunu sananlardan mısınız? O vakit yanılıyorsunuz. O muhteşem Roma’nın arkasında da her büyük be ihtişamlı yaşamlarda bulunduğu gibi yalın bir hayat var. Hiç birimiz bu büyük senaryoları izlerken fonda kalanları düşünmedik, yalnız İngilizler düşünmüş.

ITV2 gülünç serisi olan Plebs’i aylar evveln duysam da izlemeye fırsatım olmamış ve unutup gitmiştim. Altyazısının çıktığı şu zamanlarda izleme fırsatı bulup bitirdiğim de ise şuana kadar unutmuş olmama çok üzüldüm.

Konusu; Antik Roma’da çok yalın bir biçimde yaşam sürdüren, parasız ve geçim endişesı güden 3 başdarın hayatını üstüne kurulu. Marcus, Stylax ve köleleri Grumio’nun kötü ve bir o kadar da gayesız bir yaşam sürdürüyorlar. Bir sevgili bulma hayalleriyle daldan dala konan Marcus ve Stylax daima başarısız oluyor ve umutsuzluğa kapılıyor. Yeni komşuları Cynthia ve Metella ile de işleri yolunda gitmeyince birbirisinden değişik yollar deniyorlar

Spartacus’te arenalarda bağırıp çağıran halkın ve sıradan insanların öyküsünü izlediğimiz Plebs’de büyük komutanlar, büyük önderler yerine sıradan halk var. Buna karşın bu gülünç dizisinde şuana kadar izlediğimiz bütün öykülerden daha çok Roma ile ilgili veri edinebiliyoruz. Çünkü tamamıyla işin içerisinden bakıyoruz. Genelde Roma’yı mevzu edinen senaryolarda ya en üst(komutanlar, kahramanlar) veya en al(köleler) anlatılırken bu öyküde ise tamamıyla bu hadiselera tanık olan orta kesim anlatılıyor.

Baş rollerde; Tom Rosenthal, Joel Fry, Ryan Sampson, Sophie Colquhoun ve Lydia Rose Bewley paylaşıyor. Muhesas isimleri ilk defa duysanız da harika bir ekip bulunduğunun teminatını verebilirim.

Dili ve tipi daha fazla antik devrede geride bıraktığımız çağdaş öyküyi andırıyor. Zira date, cinsellik ve kadın erkek temaslerinin yoğun anlatılması ve üstüne 6 bölgeden oluşması sebebiyle gerçekten çok daha geniş anlatılabilecek mevzu biraz harap edilmiş gibi. İzlerken içinizden “keşke bu dizi amerikanlar doğrulusunda anlatılsaydı” diyeceğinize çok eminim. Bir kablolu kanalın elinde bu husustan 5 sezonluk dizi net çıkar.

Karakterleri kısaca kısacasımek lazım olursa;

Marcus: Antik çağın Ted Mosby’si. Hayalini kurduğu “o” bireyi arayan yalnız bulamayacağı konusu ile ilgili sıklıkla emin olan ve komşusu Cynthia’ya takıntılı bir karakter.

Stylax: Eğlenceli, komik ve ekibin en yakışıklısı. Kızlar konusu ile ilgili onun da talihi yardımcı gitmese de her vakit mutlu olmayı bilen ve etrafıni de eğlendiren bir karakter.

Grumio: Benim favorim. Davranış sorunu olan, tembellik konusu ile ilgili çığır açmış, kölelik vasıflarının hiç birisini yerine getirmeyen endeksin en acayip ve bir o kadar da komik karakteri kendisi.

Cynthia: İngiltere’den gelen güzel komşu kızımız. Marcus kendine aşık olsa da kendisi Big Bang Theory Penny’si tipinde gözü hep yükseklerde olan ve yalnız bir o kadar da saf birisi.

Metella: Kölelerin kuvveti adına!!!! Yine endeksin en keyifli karakterlerinden. İlk oyunculuk deneyimi olduğu halde birçok oyuncudan daha iyi ve komik. Mimikleri, arada kendisini tutamayıp gülmesi ve naturallığı ile endeksin en değişik karakterlerinden.(Hangisi değişik değil ki?

Kısacası bu devrede yaşanan hadiselerin Antik Roma’da yaşanışını anlatan izi, The It Crowd ardından aradığı kanı bulamayan İngiliz gülünçsi için yeni bir nefes. Mutlaka denemenizi tavsiye ederim.

Bir cevap yazın