Deadwood | Tanıtım

2000’ler The Wire ve Sopranos, 60’lar Mad Men, 20’ler Boardwalk Empire, 1870’ler Deadwood. Amerika’nın son 150 senesine dair çok iyi özet değiller mi? Şüphesiz ki öyleler…

2004 ile 2006 senelerı arasında yayınlanmış güzide dizimiz Deadwood, şimdilik 3. sezon başlamadan “3. sezon son sezon olacak” duyurusuyla HBO’nun arada bir tutan vizyonsuzluğuna kurban gitmiştir ne yazık ki. Bu yönden bakıldığında, kendisinden 1 yaş büyük abisi olan Carnivàle ile benzer sonu paylaştığını bilmek üzüntü verici. Deadwood’un iptal kararı ardından HBO, mevzuyu bir sona bağlamak için 2 adet film çekileceğini duyurmuş ve endeksin fanatiklerinden gelen reaksiyonları en az a indirmiş, yalnız birkaç yıl sonra bu olasılığın de çok azaldığını açıklamıştır.

Peki Deadwood nasıl bir devre dizisiydi? Ddikkate dair neler aktardı bizleri? Neleri eleştirdi? Önce bundan bahsedelim.

Deadwood’un çok sert bir eleştirel tarafı bulunduğu yadsınamaz. Bu eleştirel kimliğini genel olarak karakterler üstünden yansıtsa da, çoğu ek nedenla da bunu desteklemiştir. Kapitalizm’in yeni yeni kök salmaya çalıştığı bu coğrafyadan bir sistem eleştirisi yapılmaması tabii ki düşünülemezdi. Özerk bir kasaba olan Deadwood üstünden, Manifest Destiny eleştirisi yapılması es geçilemeyecek noktalardan birisidir. Manifest Destiny; devresinin Amerika’sı ve ülkenin önde gelen adlarının bir bölümünün, kıtanın doğu kenarsından batı kenarsına kadar genişlemenin “kaderleri” bulunduğuna inandığı ve bu shayatgeci tavırları ile ilerİki devrelerde Kızıldereliler ile çoğu muhabere yapılmasına, hem de soykırıma varan hallere dahi neden olmasına sebep olan inanıştı.

Deadwood bunun yanı sıra sendikalaşma karşıtı olan Pinkerton teşkilatıne, göçmenlerin kötü yaşam koşullarına, fahişelerin yaşam sürdürmek mecburiyetinde kaldıkları yaşama, ırkçılığa da sıkça değinmektedir.

Bugünküde yedi pis sözcük olarak tanınan argo kelimenin bol bol, hem de abartı saseneabilecek ebatlarda kullanılmasıyla, devresinin insan yapısını, ahlâki ebatlarını hiç çekinmeden şu zamana kadar taşıyan bir aracı vazifiyeti de görmüştür Deadwood.

Deadwood; Güney Dakota vilayetinde tespit edilen bir madenci kasabasıdır. 1870’li senelerde mevzuğu bulunduğumuz kasabanın en mühim özelliği o devreki Amerika Hükümeti doğrulusunda “Kızıldereli toprağı” olarak görülmesi ve “tanınmamasıdır”. Bir devletin, hükümetin olmaması, yasaun hüküm sürmemesi, ülkenin envai tür “psikopatını” buraya toplamıştır. Deadwood, yasa dışı iş gerçekleştirmek isteyen insanlar için bir cenkesindir. Fakat, ortada yazılı bir yasa olmasa da Deadwood, varlıklıler ve kuvvetliler doğrulusunda yönetilmektedir. Genel olarak bu insanlar arasındaki çıkar çatışmalarını mevzu alan endeksin başrolü kasabadır, Deadwood’dur. Kasaba’nın tam bir “altın cenneti” bulunduğu anlaşılınca da kasabaya yabancı insanlar akın eder ve Amerika bu toprakları ilhak etmek ister.

Deadwood’da bulunan karakterler İkiye ayrılmaktadır. Bunlar; bir tarihi şahıstan esinlenilen karakterler ve kompu karakterler. Sayısız karakteri olan endeksin -yalnızca yeni başlayacaklar- için belli başlı karakterlerine yer vereceğimi söylemem gerek.

Ian McShane doğrulusunda canlandırılan karakter Deadwood’un en renkli simasıdır diyebiliriz. Yedi yagizli sözcük, Al Swearengen’ın bunun yanı sıra en fazla kullandığı yedi sözcükdir desek belki abartmış oluruz ancak çok da abartmış olmayız açıkçası.

Al Swearengen, The Gem Saloon‘un sahibidir. Bu mekanı “Pub & Kerhane” olarak tariflayabiliriz. Diziyi izleyenler için İkinci bir evden farksızdır, zira endeksin büyük alanı burada geçmektedir.

Al Swearengen, bunun yanı sıra bir laf ustasıdır. Hazıryanıtlılığın kitabını yazmış bu bireyin en sevdiği adamı da anmadan geçmek olmaz. Bildiği tek sözcük “Cocksucker” olduğu halde anlaşabildiği ulu kişi Mr. Wu. Lafı gelmişken, Mr. Wu, Çinli bir göçmendir ve Deadwood’da iş yapmaya çalışan kendi durumunda bir insandır. Fakat Çinli olması onun “yarım insan sayılmasına” neden olur. Bu da Deadwood’un eleştirdiği noktalardan birisidir.

Bir cevap yazın